• Vadi'nin Medya Penceresi

22 Ekim 2017 Pazar

Emek is ticaret
SON HABERLER
  • Ana Sayfa
  • Güncel
  • Sözde Bağımsızlık Referandumu Ardından Irak’ın Kuzeyinde Yaşanan Gelişmeler

Sözde Bağımsızlık Referandumu Ardından Irak’ın Kuzeyinde Yaşanan Gelişmeler


  • 05 Ekim 2017 Perşembe
Sözde Bağımsızlık Referandumu Ardından Irak’ın Kuzeyinde Yaşanan Gelişmeler
Sözde Bağımsızlık Referandumu Ardından Irak’ın Kuzeyinde Yaşanan Gelişmeler

03.10.2017 tarihinde saat 10.00 ile 12.30 arasında Üniversitemiz Mehmet Akif ERSOY Toplantı salonunda Karadeniz Stratejik Araştırma ve Uygulama Merkezi (KARASAM) tarafından “Sözde Bağımsızlık Referandumu Ardından Irak’ın Kuzeyinde Yaşanan Gelişmeler” başlığıyla bir panel düzenlenmiştir.

İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Betül KARAGÖZ YERDELEN’in moderatörlüğünde gerçekleşen panele, panelist olarak Prof. Dr. Selçuk DUMAN, Yrd. Doç. Dr. Abbas KARAAĞAÇLI, Yrd. Doç. Dr. Kemal ÇİFTÇİ, Yrd. Doç. Dr. Göktürk TÜYSÜZOĞLU ve Yrd. Doç. Dr. Selim KURT iştirak etmişlerdir.
    Panele Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Serkan SOYLU’nun yanı sıra, üniversitemizin akademisyenleri ve öğrencileri katılmışlardır. Oturum Başkanı ve Panelistlerin konuyu enine boyuna ve ayrıntılı bir biçimde tartıştıkları panelin sonucunda ortak düşünceleri aşağıdaki şekilde tecelli etmiştir.
    “25 Eylül 2017’de Irak’ın kuzeyinde yapılan ‘sözde referandum’ emperyalist bir girişim olup, Irak’ın toprak bütünlüğü ve milli egemenliğine yönelik bir saldırı girişimidir. Bu sözde referandumun, Irak’ın yanı sıra, komşu ve civar ülkelerin siyasal egemenliğine ve toprak bütünlüğüne karşı da düşmanca bir girişim olduğu değerlendirilmiştir.
    Sözde referandum, Birleşmiş Milletler Kuruluş Antlaşması’nın 2. Maddesinin 4. Fıkrası’na aykırıdır. Söz konusu madde ülkelerin toprak bütünlüğünü güvence altına almaktadır. Ayrıca bir bölgenin self-determinasyon hakkını kullanabilmesi için, bu hakkın kullanımının o bölgenin bağlı olduğu ülkenin anayasasınca güvence altına alınmış olması gerekmektedir. Kuzey Irak’taki girişim, 2005 tarihli Irak Anayasası’na aykırı olduğu gibi, Irak genelinde uygulanmadığı ve merkezi yönetim tarafında da kabul edilmediği için geçersizdir.     
    Türkiye’nin ve uluslararası toplumun tüm uyarılarına rağmen referanduma gitmekte ısrar eden ve sadece Irak’ın değil tüm bölgenin barış ve istikrarını tehlikeye atan Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin bu hukuksuz girişiminin sonuçlarının Türk milleti ve devleti tarafından da kabul edilmeyeceği gerçeği de vurgulanmıştır.
Irak’ ta yaşayan Türkmen soydaşlarımızın karşılaştıkları sorunlar ve güvenlik problemleri de panel çerçevesinde ele alınmış, Türkmenlerin önümüzdeki süreçte yaşayacakları sorunların ve Irak’ın kuzeyinde belirebilecek bir kaos ortamının Türk Milleti’nin ve onun hükümetinin kesinlikle kabul edemeyeceği bir durum olduğunun üzerinde durulmuştur. Bu çerçevede, Lozan Barış Anlaşması ile 1926 tarihli Ankara Antlaşması’nın Irak’taki gelişmeler nezdinde Türkiye’ye sağladığı haklar da değerlendirilmiştir.
    Panelde, sözde bağımsızlık referandumuna karşı küresel ve bölgesel aktörlerin tutum ve yaklaşımlarıyla, bu yaklaşımlara yön veren hedefleri de masaya yatırılmış ve söz konusu gelişmenin ardından takınabilecekleri tavır da irdelenmiştir.
    İsrail’in bu sözde referanduma destek açıklaması, İsrail ve özellikle Mossad ile Barzani ailesi ilişkileri çerçevesinde değerlendirilmiştir. Ayrıca İsrail’in yıllardan bu yana Irak’ın kuzeyinde faaliyette bulunduğu ekonomik, siyasi, kültürel teşekküller belgeleri ile ortaya konmuş ve İsrail’in sözde referanduma destek vermesine neden olan bölgesel çıkarları irdelenmiştir.
    Sözde referandumun, uzun süredir karışıklık içerisinde olan Ortadoğu’da, özellikle kimlik bazında yeni sorunların ve çatışmaların ortaya çıkmasına neden olabilecek bir gelişme olduğu ve hatta Irak’taki kriz ile Suriye’deki kriz arasında da bir bağlantı kurarak bölge halklarının huzur ve barış içinde yaşamalarına imkân vermeyecek, kimlik çatışmalarına zemin hazırlayacak bir girişimin parçası olduğu yönünde bir değerlendirmede bulunulmuştur.
    Her türlü hukuki temelden yoksun olan sözde referandum kararının küresel sermayenin etnik ve mezhepsel temelde belirecek parçalanmalar ekseninde bölgeyi talan etmesine kapıyı aralayabilecek bir girişim olduğu üzerinde durulmuştur.
    Giresun Üniversitesi olarak, bu panel ile de açıkça altını çiziyoruz ki, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin Irak’tan ayrılmasını öngören sözde bağımsızlık referandumu kabul edilemez.
    Devletimizin, milli güvenliğimize yönelik her türlü tehdit karşısında uluslararası hukuktan ve TBMM’nin verdiği yetkiden kaynaklanan tüm önlemleri alacağına inancımız tamdır.
    Milletimiz dün olduğu gibi bugün ve yarın da devletin bölünmez bütünlüğünün, hukukun üstünlüğünün, barışın ve demokrasinin yanında yer almaya, milli birlik ve bütünlüğümüzü hedef alan her türlü tehdidin karşısında durmaya devam edecektir.  Kamuoyuna Saygı ile Duyurulur.

Okunma Sayısı: 101

Haber Kaynağı: Giresun Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Koordinatörlüğü

Haber Editörü: Seyit Güvendi

Güncelleme: 05 Ekim 2017 Perşembe
Haber Etiketleri: Sözde Bağımsızlık Referandumu Ardından Irak’ın Kuzeyinde Yaşanan Gelişmeler, aramalar

HABERİ FACEBOOK ÜZERİNDEN YORUMLA

EN SON HABERLER

alfabesoft
Puan Durumu

HARŞIT VADİSİ FACEBOOK

HABER DERECE

HarsitUser 5 / 10 101 1

Sitene Ekle