• Vadi'nin Medya Penceresi

19 Haziran 2018 Salı

Emek is ticaret

Yazarlar > Recep Şahan > Köşe Yazısı

Giriş : 2018-02-12 Bu yazı 527 kez okundu
 
Dini Hayatımızdan Vazgeçecek Değiliz
 
 


Birileri dine dair ne varsa itibarsızlaştırmak, dînî değerlerin,dînî kavramların içini boşaltmak için yoğun mesai harcıyor. Tabi bunu yaparken  biraz da çaktırmadan yapıyorlar ki Müslüman  halkı karşılarına almasınlar. Bu bağlamda direkt dine ve değerlerine saldırmak yerinemeselâ  DİYANET üzerinden  salvo yapıyorlar.
İşte son örnek.Bir gazete, daha doğrusu paçavra şöyle başlık atmış:  “Diyanet’ten bir skandal daha. Sol elle şeytanlar yemek yer”. Başlık altında devamla şöyle denilmiş: “Diyanet akıl almaz bir fetva daha verdi.Sol elle yemek yenilmemesini istedi ve ‘sol elle şeytanlar yemek yer’ dedi”.
Gazetenin haberine göre diyanet,“sol elle yemek yemekte bir sakınca var mıdır?”sorusuna  verdiği cevapta bu skandal!  ifadeleri kullanmış.
Aslında haberin devamını okuduğunuzda bir sıkıntı görmeyeceksiniz. Başlıktaki ifadelerle zerre alakası yok. Zira ilgili soruya verilen cevap, Hz. Peygamber’in hadislerine ve uygulamalarına dayandırılıyordu. Üstelik gazete bunu da yazmıştı.
Şimdi sormak lazım.Müslüman bir toplumda Müslüman bir şahıs  Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu gibi en büyük dini fetva makamına  dini bir soru soruyor ve gerekli cevabı da alıyor. Bunun neresi skandal? Neden gocunuyorsunuz ki?  Diyanet, Müslümanların kuruluşudur. Toplumu din konusunda aydınlatmak hem İslami hem de anayasal görevidir.
Müslüman elbette sosyal hayatında da dinin öğretilerine kulak verecek. Peygamberinin ne dediği, ne tavsiye ettiği, neleri yasakladığı elbette bir Müslümanı alâka eder. Etmeli. Sol elle yemek yeme mevzuu da bu çerçevededir. Bizim Peygamberimiz Hz. Muhammed(sav) bize“sağ elle yemek yemeyi, yemeğe besmele ile başlamayı, yemekten sonra elhamdülillah demeyi”tavsiye  etmişse ki etmiştir. Bize düşen buna uymaktır. Bir başkası uymayabilir ama uyanlara da saygılı olmak zorundadır. Hiç kimse bir Müslümanı dininden, dini tercih ve  yaşayışından dolayı rencide edemez.
Birilerinin dünya görüşüne uymuyor diye biz de dini hayatımızdan vazgeçecek değiliz elbet.Bu tür sözde haberleri yapanlar sanki yeni bir şey ortaya çıkarmış havasında sunuyorlar haberleri. Hâlbuki bu tür bilgiler nerdeyse her evde bulunan ilmihâl kitaplarında ve hadis kitaplarında yazılıdır. Bu zihniyettekiler  yarın bir gün şöyle başlıklar da atarlarsa şaşırmam:
 Diyanet’ten skandal! Diyanet “Faiz haramdır” fetvası verdi.
Skandal! Diyanet “İçki haramdır” dedi.
Skandal fetva. Diyanet “Kumar haramdır” dedi.(Nitekim çok yakında bir kumar türü olan Piyango haram dedi diye yine Diyanet topa tutulmuştu)
Ne yani birilerinin dünya görüşüne uymuyor diye faize helal mi diyeceğiz? Ya da birilerine dokunacak diye içkiye, kumara/piyangoya, şans oyunlarına helal mi diyecektik?
Son söz:“Haram-Helal”islâmi kavramlardandır, müslümanları alâka eder, helal-haram diye bir derdi olanların konusudur.Ahiret derdi çekenleri alaka eder.Yoksa böyle bir derdi olmayanların alınmasına, sıkılıp daralmasına gerek de yoktur.

Harşıt Vadisi Köşe YazısıArşiv Yazı
 
 
 
Derecesi:527
Yazar:Recep Şahan

Yazı Yorumları

HARŞIT VADİSİ FACEBOOK

YAZI DERECESİ

HarsitUser / 10 527