• Vadi'nin Medya Penceresi

19 Haziran 2018 Salı

Emek is ticaret

Yazarlar > Recep Şahan > Köşe Yazısı

Giriş : 2018-03-08 Bu yazı 418 kez okundu
 
Bu Gidiş Nereye?-2
 
 


Şurasını da hemen belirtelim ki bütün suçu yabancılara atmak doğru bir yaklaşım da değildir.Biz toplum olarak giderek dünyevileşme hastalığına da yakalandık. En mütedeyyin ailelerimiz bile birçok değerini feda  edebiliyor.Mesela tesettürün farz olduğuna iman ederek başını örten bacımız tesettürü de mutasyona uğratmada beis görmüyor. Makyajlar,  daracık ve rengarenk giyinmeler...vs.
Hiç kimse doğuştan kötü doğmaz. Her doğan fıtrat üzeredir. Kötü doğulmaz, yaşarken “ kötü” olunur.Bir çocuğun ilk “ana okulu” ailesidir. Aile din eğitiminin de temelinin atıldığı yuvadır. Bunun için Allah Rasulü(sav) “çocuklarınız  yedi yaşına geldiğinde namaz eğitimine başlayın” buyurmuştur.
Sağlam aile yapısı sağlam toplum demektir. Bunu bilen gâvurlar evvela ailemizi hedefe koydular. Bunu bir noktaya kadar başardılar da.  Şu Tv dizilerine bir bakın hele.Hangisinde örnek, mutlu, huzurlu bir aileyi anlatılıyor.Hep  yasak aşkları, aldatmaları, boynuzlamaları, anlatıyor. Çıplaklık normal gösteriliyor. Alkol almak ve çıplaklık modern yaşam olarak lanse ediliyor.İnsanların bilincine bu pompalanıyor. Bu değişim akşamdan sabaha olmuyor elbet.  Ama aradan yıllar geçince etkisi işte böyle ortaya çıkıyor.Nereye gittiğini bilmeyen, hedefive  gayesi olmayan, hazcı, şehvet düşkünü, kutsalı ve değerleri olmayanı boş nesiller zuhur ediyor. Bunlar uzaydan inmediler. Bizim  toplumumuzda yetiştiler. Bizim eserimiz yani.
Diğer taraftan dünyevileşen toplumda DİN algısı da değişiyor. Anlayış şu: Din ve dine dair şeyler bu dünyada işe yaramaz.Din, ölülere lazımdır.Yaşarken din akla gelmez. Hayatta dinin eseri ya hiç yoktur ya da zayıftır.  Çocuklarımızın manevi gıdası olan din eğitimi de ihmal ediliyor. Okullarda seçmeli ders olan Kur’an-ı Kerim, Hz. Peygamber’in Hayatı ve Temel Dini Bilgiler derslerini seçme oranları ne durumda? Aldığımız bilgilere göre pek ilgi  yok. Veliler duyarsız görünüyor. DİB bile bu konuda hutbe okuttuğuna göre iş vahim demektir. Yine yaz Kur’an Kurslarına çocuklarını gönderme konusunda da çok duyarsız alileler var. Çocukların midesi doyurulurken gönlü aç  bırakılıyor.
Bu gençlerimiz ana  okulundan lise sona kadar en az 13 sene zorunlu olarakbizim okullarımızda okuyor. Peki okullarımızda din, iman, ahlakadına yeterli  eğitim veriliyor mu bu yavrularımıza? Okullarda hedef yüksek not almak  olmuş. Notu yüksek olsun ama ahlakı ne olursa olsun anlayışı git gide yayılıyor.
 Okula giden bir öğrenci günlük 5-6 saati okulda geçiriyor. Bu demek oluyor ki günün ancak ¼’ünü okulda geçiriyor. Yani eğitim-öğretim sadece okulla olmuyor. Okul dışında ise sokaklar, televizyon, gazete-dergiler,internet, sosyal  medya…vs. çok geniş bir alan var. Buralarda nelerle karşılaşılıyor?Aileden başlayarak topyekûn bir bilinçlenme olmalı.
Televizyonlarımız  ne alemde? Birçok Tv kanalından evlerimize “kanalizasyon” akıyor farkında mısınız? Seçici olalım.  Ülkemizin bekası için Mehmetçiğimizin başlattığı “Zeytin Dalı Harekatı” devam ederken bile TV’lerde o çirkef  programlar hala yayınlanabiliyor. Bu programların ana konusu maalesef yasak aşklar,aldatmalar,cinayetler, tecavüzler…vs. İnsanın içi kararır bunlara bakınca. Eskiden gazetelerin 3. Sayfasında okuduğumuz o haberler şimdi ana  haber bültenlerinde. Bir yönüyle bu cürümler normalleştirilmiş oluyor. Kötülüğün yaygınlaştırılması o kötülüğü toplumda normalleştirmiş de oluyor.
Çocuklarımızın izlediği çizgi filmler ne kadar masum acaba? Çizgi film kanalları dahi tahribata yol açıyor.Orada bile cinsellik, şiddet söz konusu. Çizgi film kanallarının kaçında din, ahlak mili manevi değerler var? Çok azında.Hangi  filmde güzel ahlak ve iyilikler teşvik ediliyor? Hangi çocuk programında cami,namaz,Kur’an, anlatılıyor? Filmlerimizde iyilikler ön plana alınıp filmlerimiz iyiliğin zaferiyle bitiyor mu? Gençler kitapokumuyor diyoruz. Öğrenci  velileri günde kaç sayfa kitap okuyor ki? Gençlerin rol modeli olan hangi ünlü kişi kitapokuyor? Bu ünlüler magazin programlarında boy gösteriyorlar.Kiminle aşna-fişne yapıyorlar, kimle ne halt ediyorlar onlar anlatılıyor.    Filmdeki başrol oyuncusu uçkurpeşinde olunca sonuç işte böyle oluyor. Peki o başrol oyuncusunun elinde kitap olsa ya da camiye namaza gitse ne olurdu? Ne hazindir ki reyting kaygısıyla tarih dizilerinde bile aşk  işlenebiliyor.

Harşıt Vadisi Köşe YazısıArşiv Yazı
 
 
 
Derecesi:418
Yazar:Recep Şahan

Yazı Yorumları

HARŞIT VADİSİ FACEBOOK

YAZI DERECESİ

HarsitUser / 10 418