"Beyni Erken Yaşlandıran 6 Önemli Tehlike"

677

Beyniniz yaşlanmaya hazır mı, TUİK verilerine göre, ülkemizde 65 yaş üzeri birey sayısı 10 milyon civarında ve 2040 yılında bu rakamın 16 milyonun üzerine çıkması bekleniyor.

Tıp alanındaki geliÅŸmeler de yaÅŸam sürelerinin uzamasını saÄŸlıyor. Toplumdaki yaÅŸlı bireylerin oranı her geçen gün artarken, bilimsel çalışmalarla yeni soruların yanıtları aranmaya baÅŸlandı: İleri yaÅŸlara ulaÅŸmayı baÅŸaran bir bireyin beyni diÄŸer organları kadar saÄŸlıklı kalabilecek mi. Bir bireyin böbrekleri, akciÄŸerleri, karaciÄŸeri ve kalbi saÄŸlıklı kalırken, beyni bu organlara oranla daha hızlı yaÅŸlanabilir mi? Bu sorunun yanıtı ne yazık ki evet. Bunlarla iliÅŸkili olarak son yıllarda üzerinde durulan “iliÅŸsel Rezerv Teorisi, beynimizin bir kumbara gibi doÄŸuÅŸtan itibaren beslenme biçimimiz, aldığımız eÄŸitim, yaÅŸam tarzımız ve geçirdiÄŸimiz hastalıklar sonucunda zenginleÅŸtiÄŸi ya da fakirleÅŸtiÄŸi, bir baÅŸka ifadeyle erken yorulduÄŸu esasına dayanıyor. Peki beynimizi hızla yaÅŸlandıran faktörler neler?  Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı, Acıbadem Taksim Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Seçkin beynimizde hasar oluÅŸturan 6 problemi anlattı, önemli öneriler ve uyarılarda bulundu

COVID-19 ENFEKSİYONU

Imperial College London'da yapılan bir araÅŸtırmada, Covid-19'un biliÅŸsel (kognitif) etkileri incelendi. AraÅŸtırmada; bu hastaların bir bölümünde Covid-19 enfeksiyon bulguları düzeldikten aylar sonra dahi devam edebilen dikkat, bellek ve odaklanma bozukluÄŸu tarzında bir çeÅŸit zihin bulanıklığı tanımlandı. Yapılan IQ testlerinde ise hastaların Covid-19 enfeksiyonu öncesine oranla yüzde 10'a varan kayıp yaÅŸadığı gösterildi. Nöroloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Seçkin, Bu tablo da Covid-19 geçiren hastaların bazılarının beyinlerinin en az 10 yıl yaÅŸlandığı anlamına geliyor ve pandemi önlemlerine sıkı sıkı baÄŸlı kalmanın önemini bir kez daha ortaya koyuyor. diyor. 

BEYİN DAMAR HASTALIKLARI 

Kolesterol yüksekliÄŸi,  kalp ritim ve kapak bozuklukları, yüksek kan basıncı (hipertansiyon) ve diyabetin neden olduÄŸu beyin-damar hastalıkları, beyni yoran önemli hastalıklar arasında yer alıyor. İyi kontrol edilemeyen ÅŸeker ve kan basıncı düzeyleri, kalp ritmini etkileyen durumlar ve damar sertliÄŸine (ateroskleroz) neden olabilen kolesterol yükseklikleri, beynin kanlanmasını bozarak yavaÅŸ veya ani geliÅŸen beyin hasarına yol açabiliyor. Ani geliÅŸen olaylar genellikle semptomatiktir, yani belirti verir. Ancak tanı konularak tedavi edilebilse de çoÄŸu hastada beyin dokusunda ciddi kalıcı hasar oluÅŸuyor. uyarısında bulunan Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Seçkin, şöyle devam ediyor. Özellikle kontrol altında olmayan diyabet ve hipertansiyon gibi durumların neden olduÄŸu küçük damar hastalıkları ise eÄŸer beynin kritik alanlarını, örneÄŸin bellekle ilgili alanları etkilemediyse çoÄŸunlukla sessiz ve sinsi seyrediyor. Küçük damarların etkilenmesi sonucunda görülen milimetrik hasarlar yıllar içerisinde birleÅŸerek geniÅŸ bir alanın etkilenmesine neden olabiliyor ve bir çeÅŸit bunama veya parkinsonizm bulguları ortaya çıkarabiliyor.

UYKU BOZUKLUKLARI 

Uyku, beynin dinlendiÄŸi, çöplerini boÅŸalttığı ve gücünü tazelediÄŸi bir süreç. Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Seçkin uyku sırasında salgılanan hormonların beyin ve ruh saÄŸlığı için büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, Ayrıca gün içerisinde beyinde üretilen anormal yapıdaki proteinler uyku sırasında beyinden temizleniyor. Uyku düzensizliÄŸi bu anormal proteinlerin birikerek Alzheimer hastalığına yol açan patolojik sürece katkıda bulunmasına yol açıyor. Bu nedenle uyku bozuklukları sadece beyni yoran deÄŸil aynı zamanda doÄŸrudan Alzheimer hastalığıyla iliÅŸkili olabilen ciddi klinik durumlardır. diyor. 

BESLENME BOZUKLUKLARI 

ÇoÄŸunlukla beslenme eksikliÄŸi ile iliÅŸkili olan, ancak mide ve bağırsak hastalıkları sonucunda emilimin bozulması nedeniyle de görülebilen B1, B6, B12 ve D vitamini, folik asit gibi vitaminlerin veya demir gibi önemli yapıların eksikliÄŸi sinir hücrelerinin fonksiyonunu bozuyor ve bu eksiklik uzun sürerse, beyinde kalıcı hasara yol açabiliyor. Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Seçkin çok basit tarama testleriyle tanı konulabilen bu durumların en hızlı ve kolay ÅŸekilde düzeltilebilen sorunlar arasında yer aldığını vurgulayarak, Ayrıca son yıllarda özellikle genetiÄŸi deÄŸiÅŸtirilmiÅŸ buÄŸday ve benzeri tahıllarda normalden çok daha yüksek miktarda bulunan bir protein olan gluten ağırlıklı beslenmenin beyinde kronik bir yangı, yani enflamasyon yaratarak baÅŸ aÄŸrısı, depresyon, motivasyon bozuklukları, hatta Alzheimer ve Parkinson hastalıkları gibi nörodejeneratif süreçleri tetikleyebileceÄŸi gösterilmiÅŸtir. diyor. 

BÖBREK HASTALIKLARI 

Sinir hücrelerinde her saniye yüzlerce kimyasal reaksiyon gerçekleÅŸiyor. Bu kimyasal reaksiyonların en önemli yapıtaÅŸları arasında; sodyum, potasyum, klor ve magnezyum gibi elektrolitler yer alıyor. Beslenme yoluyla bu elektrolitlerin eksik veya fazla alınmaları, yetersiz su içmek veya kronik böbrek hastalıkları vücutta elektrolit bozukluklarına yol açabiliyor. Elektrolit dengesizliÄŸi; unutkanlık, yorgunluk ve uyuklama halinden, anlamsız konuÅŸma hatta komaya varabilen bilinç bozukluklarına, felç benzeri kas gücü kaybına ve epileptik nöbet benzeri ataklara neden olabiliyor. Ayrıca böbrek yetmezliÄŸinde idrarla atılamayan toksik maddeler dolaşım yoluyla beyne ulaÅŸarak doÄŸrudan hasar verebiliyor. Bu hasar diÄŸer metabolik bozukluklarda olduÄŸu gibi beyin fonksiyonlarının direkt olarak etkilenmesi ÅŸeklinde olabiliyor. Böbreklerin filtreleme görevini yapamaması sonucunda böbrekten atılması gereken ilaçların kan düzeyinin çok yükselmesi aşırı dozda ilaç almışçasına beyinde yan etkilere neden olabiliyor. ÖrneÄŸin kan sulandırıcı bir ilacın böbrekten atılamaması ve kanda aşırı doza ulaÅŸması beyin ve diÄŸer organlarda kanamaya yol açabiliyor. YaÅŸlılıkta görülen böbrek bozukluklarının önemli bir bölümü yetersiz su içmeye baÄŸlı olarak görülüyor. 

HAREKETSİZLİK VE STRES 

Beyni erken yaÅŸlandıran bir baÅŸka önemli etken ise, pandemide sosyal izolasyon nedeniyle çoÄŸumuzun dert yandığı, hareketsizlik. Covid-19 pandemisindeki önlemlere uyarak hiç evden çıkmayan, hareketsiz kalan ve yoÄŸun stres yaÅŸayan yaÅŸlı bireylerin Covid-19 geçirmedikleri halde biliÅŸsel yetilerinin beklenenden çok daha hızlı bozulduÄŸu belirtiliyor. Bu da hareketsizliÄŸin ve stresin beynin yaÅŸlanması üzerindeki olumsuz etkilerini gösteriyor. Ayrıca gençlik yıllarından itibaren kronik depresyon yaÅŸayan bireylerin stres hormonlarının etkisi ile beyinlerinde bellek fonksiyonlarından sorumlu hipokampal alanlarda küçülme olabiliyor. Bu da yaÅŸlılıkta demans riskini arttırabiliyor. 

Beynin yorulduğunu gösteren 6 önemli işaret

Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Seçkin, Beynin yorulduÄŸunu, bir baÅŸka deyiÅŸle hasar gördüğünü gösteren en önemli iÅŸaret, iÅŸlevselliÄŸimizin azalmış olmasıdır. diyerek yorgun bir beynin ilk sinyallerini şöyle anlatıyor: 

•Daha önce kısa sürede yaptığınız bir iÅŸi daha uzun sürede yapmaya baÅŸlamışsanız, hatta tamamlamakta zorlanıyorsanız, 

•Aynı anda birden fazla iÅŸi yürütmekte güçlük çekiyorsanız, 

•Randevuları, faturaları takip etmekte zorlanıyorsanız, 

•Gün içi yorgunluk, uyuklama hali baÅŸlamışsa, 

•Hobilerinize karşı ilgi ve motivasyonunuz azaldıysa, 

•Basit bir alışveriÅŸ listesini yazılı olmadan hatırlamakta zorlanıyorsanız iÅŸlevselliÄŸiniz etkilenmeye baÅŸlamış demektir. 



Giriş: 15 Mart 2021 | Güncelleme: 15 Mart 2021 | Okunma: 677


Kaynak: Acıbadem Basın Bülteni



QR Kod

Bu karekodu kullanarak haberi telefonunuzda görebilir ve paylaşabilirsiniz.