"Diyabet göz sağlığını tehdit ediyor"

397

Türk Oftalmoloji Derneği (TOD), 14 Kasım Dünya Diyabet Günü ile ilgili yaptığı açıklamada diyabetin en çok görüldüğü Avrupa ülkesinin Türkiye olduğuna dikkat çekerek diyabetinin varlığından habersiz hastaların görme kaybı yaşama riski olduğunu açıkladı.

Türk Oftalmoloji DerneÄŸi Tıbbi Retina Birimi BaÅŸkanı Prof. Dr. Sibel Çalışkan Kadayıfçılar, Dünya Diyabet Günü ile ilgili açıklamalarda bulundu. Diyabetin sinsi bir ÅŸekilde en çok zarar verdiÄŸi organlardan birinin göz olduÄŸunu belirterek, diyabet hastalarının gözlerinden ÅŸikayetleri olmasa bile yılda en az bir kez göz doktoruna gitmeleri gerektiÄŸi konusunu vurguladı. Uluslararası Diyabet Federasyonu (IDF) 2024 rakamlarına göre, Türkiye'de 20-79 yaÅŸ aralığında tespit edilen yaklaşık 7 milyon diyabet hastası bulunduÄŸunu, bu rakamın toplam yetiÅŸkin nüfusun yaklaşık yüzde 16.5'ine denk geldiÄŸini ve diyabet görülme oranının Avrupa ülkeleri içinde en yüksek Türkiye'de olduÄŸunu ifade etti.  

Kör kalma riski çok yüksek

Sibel Çalışkan Kadayıfçılar, diyabetin basit gelip geçici görme deÄŸiÅŸikliklerinden, kalıcı görme kaybına kadar geniÅŸ bir yelpazede gözlerimizi etkileyeceÄŸini belirti. Diyabetli hastalarda kataraktın daha sık ve daha erken yaÅŸta görüldüğünü ve bazı hastalarda çift görme ÅŸikayetine yol açabileceÄŸini ifade etti. En ciddi sorunun ise görmeyi saÄŸlayan retina tabakasında diyabetik retinopati adı verilen, kan damarlarında hasarlanma ve anormal yeni kan damarlarının oluÅŸması ve bu damarlardan göz içine kanama sonucu görme kaybı geliÅŸmesi olduÄŸunu söyledi. 

Diyabet göz açısından sinsi bir hastalık

Diyabetik makula ödemi ise diyabetik retinopatinin seyri sırasında herhangi bir zamanda zayıflayan damarlardan sızan kan ve sıvının makula adı verilen görme merkezinde birikmesidir bilgisini veren Kadayıfçılar şöyle devam etti: Diyabet göz açısından sinsi bir hastalıktır. Kontrolsüz diyabette hastanın gözlük dereceleri hızla değişebilir. Hasta üç-dört ayda gözlüğünü değiştirme ihtiyacı duyuyorsa, kan şekerini kontrol etmek gereklidir. Erken yaşta katarakt yapabilir. Diyabetin süresi uzadıkça diyabetik retinopati nedeniyle görme kaybı riski de artar. Diyabete eşlik eden diğer risk faktörleri, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol düzeyleri, obezite, böbrek hastalığı, kansızlık, uyku apnesi ve gebeliktir. Diyabetik makuler ödemin belirtileri ise bulanık görme, renkleri soluk görme, cisimlerin şekillerini ve boyutlarını farklı görme, düz çizgileri dalgalı ya da kesik görmedir. Diyabetik hastalarda görme bozukluğu ve kalıcı görme kaybına neden olabilen diyabetik makuler ödem, hastaların yaşam kalitesini belirgin şekilde bozar ve hem hastalığın kendisiyle hem de diyabetle başa çıkmayı zorlaştırır. Diyabetik makuler ödem özellikle üretken çağdaki insanlarda görüldüğünde hem bireyin kendisi hem de toplum açısından büyük bir yüke neden olmaktadır.

Erken tanı hayati önem taşıyor

Prof. Dr. Sibel Çalışkan Kadayıfçılar hem dünyada hem de ülkemizde diyabetli hastaların yaklaşık yüzde 50'sinin tespit edilebildiğini, diyabet hastalarının bir çoğunun göz muayenesi sırasında diyabet hastası olduğunu öğrendiğini sözlerine ekleyerek, Her hastalıkta olduğu gibi diyabetik retinopati ve diyabetik makula ödeminde erken tanı ve erken başlanan tedavi büyük önem taşımaktadır. Erken tanı için diyabet hastalarının düzenli olarak göz muayenesine gitmesi gerekir. Göz bebeğini büyülterek yapılacak göz dibi muayenesi elzemdir. Tanıyı destekleyecek olan optik koherens tomografi ve gerektiğinde fundus floresein anjiografi gibi tetkiklerle retinopatinin derecesi saptanacak ve gerekirse tedavi başlanacaktır. Göz açısından tedaviye erken başlamak görme kaybını önleyebilir ve hatta görmeyi arttırabilir. Tedavide diyabetle ilişkili metabolik bozuklukların da düzeltilmesi önemlidir. Kan glukoz düzeylerinin, kan basıncının, serum lipidlerinin, kalp ve böbrek fonksiyonlarının mümkün olduğunca normal değerlerde tutulması amaçlanmalıdır. Bunun yanı sıra düzenli egzersiz, sigaradan uzak durma ve sağlıklı bir kiloda kalma ile pek çok risk faktörü değiştirilebilir dedi.

TOD Hakkında: Türk Göz Hekimlerinin resmi ulusal mesleki derneği olan Türkiye Oftalmoloji Derneği (TOD), göz hastalıkları uzmanlarını ve bu konuda uzmanlık eğitimi almakta olan hekimleri bünyesinde barındırıyor. 5 bini aşkın üyesiyle ulusal göz sağlığına katkıda bulunmayı, üyelerinin mesleki ve bilimsel alanlar başta olmak üzere her alanda gelişmelerini sağlamayı, haklarını korumayı, halkın göz sağlığını ve mesleğin geleceğini tehdit eden etik ve bilim dışı uygulamalarla mücadele etmeyi amaçlıyor. 1928 yılında kurulan derneğin genel merkezi İstanbul’da bulunuyor.



Giriş: 14 Kasım 2025 | Güncelleme: 14 Kasım 2025 | Okunma: 397


Kaynak: Serhat Özkütükçü



QR Kod

Bu karekodu kullanarak haberi telefonunuzda görebilir ve paylaşabilirsiniz.