"Gırtlak kanserinde 3 erken sinyale dikkat"

405

Ülkemizde her 100 bin kişiden ortalama 5'inde görülen gırtlak kanseri, gırtlağın iç yüzeyini döşeyen hücrelerin kontrolsüzce çoğalarak tümör halini alması sonucu oluşuyor.

Sigara ve alkol kullanımının en önemli risk faktörü olduğu gırtlak kanseri genellikle 40 yaş ve üzerinde görülse de nadiren 30 yaş altındaki de kişilerde de oluşabiliyor. Tüm kanser türlerinde olduğu gibi gırtlak kanserinde de erken tanı büyük önem taşıyor. Zira, erken teşhis edilen hastaların gırtlak kanserinden tümüyle kurtulma şansları çok yüksek oluyor. Üstelik hastalık yayılmadığı için organın sadece küçük bir kısmının çıkartılması yeterli geliyor ve bu sayede hastanın sesi de korunabiliyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nazım Korkut, gırtlak kanserinin en yaygın görülen erken belirtisinin ses kısıklığı olduğuna işaret ederek, Bu nedenle 15 günden fazla ses kısıklığında zaman kaybetmeden bir kulak burun ve boğaz hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır. Özellikle gırtlağın üst kısmından kaynaklanan kanserlerde ise erken dönemde, ses kısıklığı yapmadan gelişen boğaz ağrısı da bir başka önemli belirtilerindendir. Bu tabloya kulak ağrısı da eşlik edebilmektedir. Dolayısıyla başka bir neden olmaksızın oluşan boğaz ve kulak ağrılarının da yakından incelenmesi erken teşhis açısından son derece önem taşımaktadır diyor.

Gırtlak kanserinin belirtilerine dikkat! 

Kulak Burun ve BoÄŸaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nazım Korkut, gırtlak kanserinin belirtilerini şöyle sıralıyor: 

•15 günden fazla süren ses kısıklığı 

•Ses kısıklığı olmadan geliÅŸen boÄŸaz aÄŸrısı 

•Boğaz ağrısına eşlik eden kulak ağrısı

•BoÄŸazda takılma hissi 

•Boyun bölgesinde oluÅŸan ÅŸiÅŸlik 

•Nefes darlığı, yutma güçlüğü, öksürük ve kanlı balgam 

Sigara riski 20 kat artırıyor!

Sigara ve diÄŸer tütün ürünleri gırtlak kanserinin nedenleri arasında ilk sırada yer alıyor. Öyle ki sigara tüketimi gırtlak kanseri riskini neredeyse 20 kat artırıyor. Buradaki en önemli nokta, günlük tüketilen sigara miktarı ve kullanım süresidir. Özellikle günde 3 paket üzeri tüketimde gırtlak kanseri riski çok artıyor uyarısında bulunan Prof. Dr. Nazım Korkut, diÄŸer risk faktörlerini şöyle sıralıyor: Alkol kullanımı da gırtlak kanserinin önemli bir risk faktörüdür. Sigara ve tütün ürünleriyle birlikte tüketilmesi riski çok daha fazla artırıyor. Bunların yanı sıra petro-kimya, boya sanayi, aÄŸaç iÅŸleri ve mobilya sanayi gibi bazı meslek gruplarında gırtlak kanseri görülme sıklığı toplumun diÄŸer kesimlerine göre daha fazla oluyor. Bu nedenle riskli meslek gruplarında ortamın havalandırılması ve koruyucu maske gibi önlemler yaÅŸamsal öneme sahip. Yine son yıllarda gastroözofageal reflü hastalarında da gırtlak kanseri görülme sıklığı artıyor. Bir baÅŸka risk faktörü ise HPV, yani insan papilloma virüsüdür. Dolayısıyla kansere zemin hazırlayan reflü ve HPV gibi saÄŸlık sorunlarının da mutlaka tedavi edilmeleri gerekiyor 

Lazer yöntemiyle kesiksiz tedavi! 

Gırtlak kanseri tedavisi mümkün olan bir hastalık. Öyle ki erken evrede yakalandığında hastalarda tam ÅŸifa saÄŸlanabiliyor. Kulak Burun ve BoÄŸaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nazım Korkut, tedavide ameliyat, radyoterapi ve daha az oranda kemoterapi olmak üzere üç seçeneÄŸin olduÄŸunu belirterek, Günümüzde erken evre cerrahi tedavide, lazer yöntemiyle, geçici bile olsa boÄŸazda herhangi bir delik (trakeostomi) açılmadan,  hastalıklı bölge ağız içinden çalışılarak tümüyle çıkartılabiliyor. Bu günübirlik veya hastanede bir gece kalmanın yeterli olduÄŸu modern bir yöntemdir. Aynı iÅŸlem klasik açık teknikle de yapılabiliyor. Bu durumda solunum yolunun emniyeti için hastanın boÄŸazına birkaç günlüğüne delik açılıyor diyor. 

İleri evrede ses protezi fayda saÄŸlıyor!   

Gırtlak kanserinde hastaları kaygılandıran en önemli noktalardan biri ise seslerini kaybetme riskleri! Gırtlak kanseri erken teÅŸhis edildiÄŸinde hastanın sesi korunabilirken, hastalık ilerledikçe gırtlaktan daha fazla doku çıkartılacağı için ses hiçbir zaman orijinal haline kavuÅŸamıyor. Ancak hasta normal yaÅŸamına mevcut sesiyle de rahatlıkla devam edebiliyor. Daha ileri hastalık tablosunda ise gırtlağın tamamı çıkartılmak zorunda kalınıyor ve hasta ömür boyu boÄŸazında bir delik (trakeostomi) ile yaşıyor. İleri evredeki bu hastalara gerekli görüldüğü takdirde ameliyat sonrasında radyoterapi ve kemoterapi de uygulanıyor. Gırtlağın tamamının çıkartıldığı hastalardaki en önemli sorunun konuÅŸamamak olduÄŸunu vurgulayan Prof. Dr. Nazım Korkut, Bunun için özel eÄŸitimle yemek borusu sesi çıkartılabiliyor, fakat baÅŸarı oranı düşük oluyor. Güncel olarak ve çok sık kullanılan diÄŸer yöntem ise geriye kalan soluk borusu ile yemek borusu arasına ses protezi takılmasıdır. Gırtlağından yoksun kalan tüm hastalar ses protezi ile konuÅŸabiliyorlar. Hastalar bu ÅŸekilde rahatlıkla iletiÅŸim kurabiliyor, arzu edenler mesleklerine devam edebiliyorlar bilgisini veriyor. 



Giriş: 21 Nisan 2022 | Güncelleme: 21 Nisan 2022 | Okunma: 405


Kaynak: Acıbadem Basın Bülteni



QR Kod

Bu karekodu kullanarak haberi telefonunuzda görebilir ve paylaşabilirsiniz.