"Koronavirüs döneminde varise dikkat"

713

Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs nedeniyle uzun süre hareketsiz kaldık. Bu durum özellikle hareketsizlik hastalığı olarak da tanımlanan varis şikayetlerinin artmasına neden oldu. Toplardamar içerisindeki kan basıncına bağlı olarak, ayak bileği iç tarafında renk değişimi ile başlayan varisin tedavi dilmediğinde varis yarası veya varis ülserine dönüşebileceğini belirten Biruni Üniversitesi Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu, varis ve varisten korunma yolları ile ilgili önemli bilgiler verdi.

Sessiz ve sinsi ilerliyor 

Beslenme alışkanlıklarımızın, son 50 yılda belirgin oranda deÄŸiÅŸtiÄŸi bir dönemde yaşıyoruz. Bunun sonucunda da, bağırsak hastalıkları, kabızlık ve obezite sık olarak karşımıza çıkıyor. Karın içi basıncı doÄŸrudan arttıran bu durumlar, toplardamar kapakçık sistemine doÄŸrudan olumsuz etki ediyor ve venöz yetmezlik ile beraber varise neden oluyor. 

Ergenlik döneminde baÅŸlayan ve uzun süre sessiz seyreden hastalık, 30’lu yaÅŸlardan itibaren belirgin yakınmalara neden olabiliyor. Bu yakınmaların ÅŸiddeti, çevresel faktörler, bireyin genetik alt yapısı, fiziki durumu, yaptığı iÅŸ gibi farklı nedenlere baÄŸlı olarak deÄŸiÅŸebiliyor. Ancak varis, erken dönemde önlem alınmadığında ilerleyen yaÅŸ ile birlikte daha ciddi sonuçlar doÄŸurabiliyor. 

Hareketsizlik ve aşırı kilo en önemli nedenler 

Varis oluşumuna etki eden çok sayıda ve birbirinden farklı faktörler bulunur. Ancak, bunların içerisinde önem sırasına göre sıralayacak olursak genetik geçişten sonra hareketsiz yaşam tarzı ve aşırı kilo ilk sıralarda yer alıyor. Bunun yanında gebelik, östrojen ve progesteron içeren ilaçların kullanımı, yanlış beslenme, karın içi basıncı arttıran durumlar (kabızlık gibi) varis oluşumunu artıran etkenler arasında yer alıyor.

Sıcak hava varisi tetikliyor

Sıcak havalarda özellikle yüzeysel toplardamar dolaşım sisteminin aşırı derecede zorlanması sonucunda varis oluÅŸumu ve varise baÄŸlı yakınmalar artar. Yaz mevsiminde artan ısı ve nem nedeniyle toplardamar dolaşımı bozulur ve bunun sonucunda toplardamarlarda kan akımı yavaÅŸlar. Buna baÄŸlı olarak özellikle ayaklarımızda gün sonunda belirginleÅŸen ödem, ÅŸiÅŸme ve kramp yakınmaları oraya çıkar. 

Her iki yetişkinden birinde görülebiliyor

Aşırı kilo, genetik, çok sayıda gebelik, hareketsizlik gibi risk faktörleri ile birlikte varis kadınlarda daha sık görülmesine raÄŸmen ile yaÅŸ ilerledikçe erkeklerde de görülme oranı artıyor.  Çevresel etkenler ve hareketsiz yaÅŸam tarzı ile birlikte ileri yaÅŸlarda kadın ve erkeklerde varisin gözlenme oranları eÅŸit olup, her iki yetiÅŸkinden birisi varis problemi ile karşılaşıyor. 

Tedavide altın standart Kapalı Yöntem-Küçük Kesi

Günümüzde tıp teknolojisinin geliÅŸmesiyle birlikte varis tedavisi için büyük oranda kapalı yöntemler tercih ediliyor. Kapalı diÄŸer adıyla minimal invaziv endovenöz yöntemler adından da anlaşılacağı gibi, hasta konfor ve estetiÄŸinin ön planda tutulduÄŸu giriÅŸimlerdir. Bu tedaviler, kateter temelli, günlük hayatı sekteye uÄŸratmayan çoÄŸu zaman anestezi gerektirmeyen uygulamalardır. Endovenöz radyofrekans ablasyonu, endovenöz lazer ablasyonu ve endovenöz tıbbi yapıştırıcı uygulaması bunlardan birkaçıdır. Kapalı yöntemler, uygulamanın çok küçük kesilerden lokal anestezi eÅŸliÄŸinde yapılması nedeniyle özellikle anestezi almak istemeyen kiÅŸiler ve riskli hasta grubuna uygulanmaktadır. Kapalı veya minimal invaziv yöntemler sayesinde hastalar 2-3 saatlik gözlem sonrasında, varis çorabı ile taburcu edilmektedir. Taburcu oldukları zaman, günlük ev iÅŸlerini rahatlıkla yapabilmekte ve yaklaşık 2 gün sonra iÅŸlerine dönebilmektedirler.  

Korunmada temel kural Hareket etmektir

Varis, hareketsizliğin hastalığıdır. Başka bir deyişle, hastaların nerede ise tamamı hareketsizdir. Bu nedenle varisten korunmak için dikkat edilmesi gereken temel kural hareket etmektir. Bacak kaslarının toplardamar dolaşımı üzerindeki olumlu etkisini göz önüne aldığımız zaman, açık havada yürüyüş, yüzme, pilates, aerobik, ekiptik bisiklet gibi sporlar hastalığa bağlı yakınmaların azaltılması açısından çok faydalıdır. Aerobik, pilates yüzme gibi farklı kas gruplarını çalıştıran egzersizlerin bir arada yapılması önerilir.

Ancak toplardamar sistemine yük bindirecek karın içi basıncı artıran egzersizlerden (ıkınma, squat, mekik) kaçınmakta yarar var. 

Masa başı çalışanlar için Gaz-Fren egzersizi 

Oturarak çalışanlar veya uzun saatler hareketsiz yolculuk yapmak zorunda kalanlar için gaz-fren egzersizi varise baÄŸlı ÅŸikayetleri azaltabiliyor. Bu egzersizde ayaklar gaz ve frene basıyormuÅŸ gibi bilekten kırılarak hareket ettirilir. Bir baÅŸka egzersiz ise; ayak parmak uçlarına basarak her iki topuk yerden kesilecek ÅŸekilde yukarı kalkılır. Her iki egzersiz, saat başı 15 kez yapılması uygun olur. 

C vitamini ve antioksidan içeriÄŸi zengin besinler tüketin 

Varisten korunmak için toplardamar duvarını destekleyen C vitamini ve antioksidan açısından zengin sebze ve meyvelerin (bioflavanoid) tüketimi tercih edilmelidir. Ayrıca, elma sirkesi, sarımsak, maydanoz, çilek, ahududu, gotu kola gibi gıdalar de varis oluÅŸumunu engeller. Kabızlık varis oluÅŸumunu hızlandırdığından barsak hareketlerini düzenleyen bol lifli gıdalar ve probiyotik içeren besinler tercih edilmelidir. 

Bol sıvı alın, tuzu azaltın

Tuz, vücudumuzda suyu tutan en önemli faktördür. Serbest dolaşan su, tuz ile karşılaştığında maalesef böbrekleri tarafından atılamaz bir forma dönüşür. İşte, yer çekimi ve varis gibi faktörlere bağlı olarak her iki bacakta ilerleyen dönemde bacak şişmesi-ödem gözlenebilmektedir.



Giriş: 13 Eylül 2020 | Güncelleme: 13 Eylül 2020 | Okunma: 713


Kaynak:



QR Kod

Bu karekodu kullanarak haberi telefonunuzda görebilir ve paylaşabilirsiniz.