"Pandemi kadınların yükünü daha da artırdı"

550

Uzmanlar, Kadınlara yüklenen fazla sorumluluklar kaygı düzeyini arttırmakta, strese yol açmakta ve uzun süreli kronik stres ve kaygı hali de psikolojik sorunlara dönüşebilmektedir uyarısında bulunuyor. Bu dönemde görev ve sorumlulukların paylaşılmasını tavsiye eden uzmanlar, kadınların yaÅŸadığı travmaların toplumu da etkileyerek Toplumsal radyoaktivite'ye yol açabileceÄŸinin altını çiziyor.  

Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi'nden, Uzman Klinik Psikolog Selvinaz Çınar Parlak, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde pandemi sürecinde kadın olmayı ve bu dönemin kadınlar üzerindeki etkilerini değerlendirdi.

Pandemi travmatik bir hal aldı

Pandemi sürecinin hayatın doÄŸal akışını bozduÄŸunu aktaran Selvinaz Çınar Parlak, insanların yaÅŸamlarını büyük oranda evlerinde sürdürmek durumunda kaldığını hatırlattı. Bu süreçte aile sisteminin doÄŸal akışının da bozulduÄŸunu söyleyen Selvinaz Çınar Parlak, Aileler üzerindeki hem psikolojik hem de fiziksel yük artarak strese neden olmaktadır ve bu uzun süreli stres oldukça ciddi travmatik bir süreç haline gelebilmektedir dedi. 

Günlük yaşamın yükü kadınlarda kaldı

Aile sisteminde bakım verme rolünün daha çok kadına atfedildiÄŸini anlatan Uzman Klinik Psikolog Selvinaz Çınar Parlak, özellikle ataerkil toplumlarda ailenin bakım vereninin anne olduÄŸunu söyledi. Kadınların yeterince desteklendiklerinde bakım veren rolünde oldukça olumlu deneyimler ve güçlü duygular yaÅŸayabildiÄŸini belirten Selvinaz Çınar Parlak, şöyle devam etti: Ancak pandemi sürecinde aileler sosyal izolasyon ve desteÄŸin azalması, meslek hayatının olumsuz etkilenmesi, maddi sıkıntılar gibi birçok güçlükle karşı karşıya kaldılar. Çocukların eÄŸitimlerinin aksaması, yaÅŸam tarzı ve alışkanlıklarının büyük ölçüde deÄŸiÅŸmesi, pek çok ek sorumluluk ve yükleri beraberinde getirdi. Günlük yaÅŸamı organize etmekteki zorluk ve yüklerin, büyük oranda kadınlar ve annelerde kaldığını görmekteyiz. 

Kadının yaşadığı travma aileyi etkiler

Taşıyabileceğinden fazla sorumluluk ile karşı karşıya kalmanın kadınların kaygı düzeylerini artırdığını aktaran Selvinaz Çınar Parlak, bu süreçte çiftlerin iletişiminin ve sorumlulukları eşit paylaşmalarının her zamankinden daha da önemli bir hale geldiğini söyledi.

Uzman Klinik Psikolog Selvinaz Çınar Parlak, şu uyarılarda bulundu: Kadınlara yüklenen fazla sorumluluklar kaygı düzeyini arttırmakta, strese yol açmakta ve uzun süreli kronik stres ve kaygı hali de psikolojik sorunlara dönüşebilmektedir. Tükenmişlik sendromu, depresyon ve kaygı bozuklukları uzun süreli ve kronik stres sonucu ortaya çıkabilmektedir. Bu süreçte kadınların yüklerinin arttığı ve stres yaşadıkları evlerde pandemi, travmatik bir sürece dönüşmektedir ve kadının yaşadığı travma etkisi tüm aileyi kaçınılmaz olarak etkileyecektir.

Toplumsal radyoaktivite yaÅŸanabilir

Pandemi koÅŸullarının aile üzerinde yarattığı stresin aile içi iletiÅŸimi bozduÄŸunu ifade eden Selvinaz Çınar Parlak, ebeveynlerin psikolojik saÄŸlığının da olumsuz etkilendiÄŸini dile getirdi. Bu durumun aile sistemini olumsuz etkileyecek kalıcı sorunlara yol açabildiÄŸini anlatan Selvinaz Çınar Parlak, şöyle devam etti: Pandemi sürecinde aile içi ÅŸiddetin arttığını, çocuklarda istismar oranlarında artış olduÄŸu ve boÅŸanma oranlarının da hızla artışa geçtiÄŸi bildirilmektedir. Anne ruhsal açıdan kötüleÅŸtiÄŸinde çocuklara gereken duygusal desteÄŸi veremeyecektir, bu zorlu süreçte duygusal destek alamamış çocuklar da travmatize olacaktır. Aile sisteminde özellikle bakım veren anne ya da baba psikolojik olarak hastalandığında diÄŸer aile üyeleri de bu durumdan olumsuz etkilenmekte ve uzun süreli kronik sorunlara yol açabilmektedir. Böylece toplumsal ruh saÄŸlığı da olumsuz etkilenmektedir.  Bu durumları Yolanda Gampel, 2009 yılında radyoaktivite kavramı ile adlandırmıştır.

Zorlu koşulların travmaları nesiller boyu sürebilir

Annenin yaşadığı stres ve travmatik izlerin çocuğun da ruhsallığında derin yaralara yol açtığını aktaran Selvinaz Çınar Parlak, savaş dönemlerinde ve zorlu koşullarda yaşanan travmaların bıraktığı izlerin nesiller boyu etkili olabildiğini söyledi.

Radyoaktivite kavramının, aile içinde yaÅŸanan travmanın bulaÅŸma ve yayılma gücünü ifade ettiÄŸini söyleyen Selvinaz Çınar Parlak, Bir anne ruhsal sorunlar yaÅŸadığında çocukları da etkilenir ve bir aile travmatize oluyorsa bundan nesiller boyu kuÅŸaklar etkilenebilir, aynı zamanda toplumsal sorunlara yol açar. Toplumsal ruh saÄŸlığımızı korumak ve saÄŸlıklı çocuklar yetiÅŸtirmek için kadınları ve anneleri güçlendirmek önceliÄŸimiz olmalıdır. Annenin ruh saÄŸlığı son derece önemlidir ve mutlaka dikkate alınmalıdır dedi. 

Çocukların bakımı eşit oranda paylaşılmalı

Çocuklara bakım verme yükünün ebeveynlerce eÅŸit oranda paylaşılması gerektiÄŸini ifade eden Selvinaz Çınar Parlak, kadınlara, kendilerine kiÅŸisel zaman ayırabilmeleri konusunda destek olunması gerektiÄŸini de söyledi. Selvinaz  Çınar Parlak diÄŸer önerilerini şöyle sıraladı: Bakım yüklerinin ve ev içi sorumlulukların paylaşılmasına olanak saÄŸlanmalıdır, aile bir bütün olarak sorumlulukları paylaÅŸmalıdır. Pandeminin yarattığı olumsuz durumlarda sosyal destek alabileceÄŸi kamu kurum ve kuruluÅŸlardan yardım talep etmelidirler. Aileler, çocuklar ve kadınlar için sosyal hizmet olanakları daha aktif hale gelmelidir. Kadınların ev ve aile içi sorumlukları ile artan yükleri konusunda destek alabilecekleri hizmet olanakları ve yararlanabilecekleri kamu hizmetleri oluÅŸturulmalıdır. 

Kadınlara yeni toplumsal sistemler gerekiyor

Annelik ve babalık işlevlerinin de iyi yapılandırılması gerektiğini aktaran Uzman Klinik Psikolog Selvinaz Çınar Parlak, kadınların ve çocukların fiziksel ihtiyaçlarının karşılanması kadar ruhsal ihtiyaçlarının karşılanmasının da önemli olduğunu dile getirerek sözlerini şöyle tamamladı: Bu süreçte babaların, çocuklarının ruhsal süreçleri hakkında ciddiyetle bilgilendirilmesi ve süreci destekleme çalışmalarına katılımı için destekleyici çalışmaların yapılması gerekmektedir. Kadınların güçlendirilmesi ailenin sağlığı açısından çok derece önemlidir. Yardıma ihtiyaç duyan kadınların taleplerini karşılayacak toplumsal sistemler gereklidir. Ailelerin farkındalığı için psikoeğitimler ve psikolojik destek mekanizmaları gerekmektedir. Stres altında olan tüm kadınlar ertelemeden psikolojik destek hizmetlerinden yararlanmalıdır.



Giriş: 06 Mart 2021 | Güncelleme: 06 Mart 2021 | Okunma: 550


Kaynak:



QR Kod

Bu karekodu kullanarak haberi telefonunuzda görebilir ve paylaşabilirsiniz.