"Prostat Kanserinde Hayat Kurtaran 4 Öneri"

268

Prostat kanseri dünyada ve ülkemizde önemli bir sağlık sorunu.

AraÅŸtırmalar, ülkelerin yüzde 60'ında erkeklerde en sık görülen kanser türü olmasının yanı sıra Batı ülkelerinde bir erkeÄŸin yaÅŸamı boyunca prostat kanserine yakalanma olasılığının yüzde 12,5 olduÄŸunu gösteriyor. Dolayısıyla her 6-8 erkekten biri bu hastalıkla tanışıyor. Ülkemizde ise erkek kanserlerinde 2. sırada yer alıyor. Türkiye'de ilk teÅŸhiste her yüz hastanın 30'unda hastalığın prostat dışına çıktığı, yani teÅŸhiste önemli bir hasta grubunda geç kalındığı biliniyor.  

Artık sadece ileri yaÅŸta deÄŸil, genç yaÅŸta da erkeklerin kapısını çalabilen prostat kanserinde bu olumsuz gidiÅŸatı tersine çevirmek mümkün! Acıbadem Taksim Hastanesi Üroloji ve Üroonkoloji Uzmanı Prof. Dr. Can Öbek geliÅŸmiÅŸ ülkelerde, özellikle fırsatçı tarama programlarının kullanılmasıyla beraber, prostat kanserine baÄŸlı ölüm oranlarında azalma olduÄŸunu belirterek Prostat kanseri batılı ülkelerde erkeklerde kansere baÄŸlı ölüm nedenleri arasında ikinci sırada bulunuyor.Tüm dünya için çok önemli bir saÄŸlık sorunu olan prostat kanserinin, insanlarda yaÅŸam süresinin giderek uzamasıyla çok daha yaygın bir hastalık haline geleceÄŸi düşünülüyor. diyor. Prostat kanserinde erken tanının hayat kurtarıcı olduÄŸunu, ancak hastalığın kendine özgü bulguları olmadığını belirten Prof. Dr. Can Öbek, bu nedenle tarama yöntemlerinin kritik rol oynadığını vurguluyor. Prof. Dr. Can Öbek 1-30 Eylül Dünya Prostat Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında yaptığı açıklamada prostat kanserinde hayat kurtaran 4 önerisini anlattı, önemli uyarılarda bulundu.  

1.Erken tanı mümkün ve hayat kurtarıyor

Prostat kanserinin sinsi ilerleyen bir hastalık olduÄŸunu ve erken dönemde herhangi bir yakınmaya neden olmadığını belirten Üroloji ve Üroonkoloji Uzmanı Prof. Dr. Can Öbek, bu nedenle erken tanı konusunda gereken önlemlerin alınmasının hayat kurtarıcı olduÄŸunu vurguluyor. Hastalık prostatta sınırlıyken yakalanır ve tedavi edilirse, tam ÅŸifa olasılığının çok daha yüksek olduÄŸunu ve erken tanı için en önemli yöntemin PSA denilen (Prostat Spesifik Antijen) prostat bezine özgü bir kan testi yapılması olduÄŸunu belirten Prof. Dr. Öbek şöyle konuÅŸuyor: Bu kan testinin yüksek çıkması kiÅŸide prostat kanseri olabileceÄŸini düşündürür. Ayrıca erken yaÅŸta bakılan deÄŸerler, bu kiÅŸinin özelinde prostat kanseri için ne kadar risk taşıdığını bize gösterir, takip buna göre planlanır. Önemli olarak, PSA düzeyi kanser harici nedenlerle de yükselebilmektedir. Erken tanı açısından 2. tarama yöntemi ise üroloji hekiminin yaptığı prostat muayenesidir. Burada prostatın kıvamı prostat kanseri açısından deÄŸerlendirme yapma olanağı verir. Şüpheli durumda öncelikle bir MR görüntüleme yapılır ve gerekirse biyopsi ile kesin teÅŸhis yoluna gidilir diyor. 

2.40 yaş sonrası mutlaka tarama testi yaptırın

Prostat kanserinde Ne zaman PSA testi yaptıralım Ve ne zaman prostat muayenesi olalım ÅŸeklinde sorularla çok sık karşılaÅŸtıklarını belirten Prof. Dr. Can Öbek bu soruları şöyle yanıtlıyor: Günümüzde 40-50 yaÅŸ arasındaki erkeklerin PSA testi yaptırması ve prostat muayenesi olmasını öneriyoruz. Böylece hem kiÅŸinin mevcut durumunu, hem de ileriki yaÅŸantısında prostat kanseri riskini tespit ediyoruz ve bundan sonraki takip sıklığımızı da buna göre ayarlayabiliyoruz. Prostat kanserinin kesin tanısı PSA testi ve/veya muayenedeki şüpheden yola çıkılarak prostat biyopsisi ile konuluyor.  Son yıllarda kullanımımıza giren MR-US füzyon biyopsi teknolojisiyle, prostat biyopsisini çok daha isabetli olarak yapabiliyoruz.

3.Bu ÅŸikayetlerinizde hekime baÅŸvurmayı ertelemeyin 

Prostat kanseri belirti vermeden sinsice ilerlese de, bazı ÅŸikayetleri ihmal etmemek gerekiyor. Sık idrara çıkma, geceleri idrar yapmak için sık uykudan uyanma, zayıf ince ve kesik kesik idrar yapma, idrar yapmaya baÅŸlamada gecikme ve idrarın bitiminde idrar kesesini tam boÅŸaltamama hissi, idrar yaparken yanma-aÄŸrı ve idrar veya menide kan görülmesi durumlarında mutlaka zaman kaybetmeden hekime baÅŸvurmak gerektiÄŸini vurgulayan Prof. Dr. Can Öbek Ancak bu yakınmaların bulunması kiÅŸide prostat kanseri olduÄŸunu göstermez. Prostatın iyi huylu büyümesi gibi bir çok etken de bu sorunlara yol açabilir. ÜroloÄŸun deÄŸerlendirmesi yakınmaların nedenini ortaya çıkartacaktır. Öte yandan geç dönem prostat kanserinde halsizlik, kilo kaybı, iÅŸtahsızlık, soluk renk ve sırt, bel, bacak aÄŸrıları gibi ÅŸikayetler olabilir diyor. 

4.Yaşam biçiminize dikkat edin

Prostat kanserinde genetik geçiÅŸ önemli bir rol oynuyor. Birinci derecede akrabada hastalığın bulunması ile hastalık riskinin 2 katına çıkabildiÄŸini belirten Prof. Dr. Can Öbek şöyle konuÅŸuyor: Ailede iki veya daha fazla birinci derecede akrabada hastalığın bulunması durumunda ise bu oran 5- 11 kat arasında artış gösteriyor. Ancak, doÄŸru yaÅŸam tarzını benimseyerek, prostat kanserine karşı koruyucu genlerimizi aktif hale getirip, prostat kanserine yol açan genleri de sessizleÅŸtirebileceÄŸimizi vurgulayan Prof. Dr. Can Öbek, bu konuda; ÅŸiÅŸmanlıktan kaçınmayı, sigara içmemeyi, Akdeniz tipi beslenme tarzını benimsemeyi ve düzenli egzersiz yapmayı öneriyor. 




Giriş: 04 Eylül 2023 | Güncelleme: 04 Eylül 2023 | Okunma: 268


Kaynak: Acıbadem Basın Bülteni



QR Kod

Bu karekodu kullanarak haberi telefonunuzda görebilir ve paylaşabilirsiniz.