"Şiddetli karın ağrısının nedeni divertikülit olabilir"

575

Son dönemlerde adını sıkça duyduğumuz, kalın bağırsağın iç yüzeyindeki küçük keseciklerin iltihaplanmasıyla ortaya çıkan divertikülit, ağrılı ve tedavi gerektiren, kanaması halinde ise cerrahiye ihtiyaç duyulan bir durum.

İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Osman Anıl Savaş, doğru beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleriyle yönetilebilen bu hastalık hakkında önemli bilgiler paylaştı.

Divertikülozis olarak adlandırılan, kalın bağırsaktaki keseciklerin oluÅŸma nedeni kesin olarak bilinmemekle birlikte, en büyük etkenin bağırsak içi basınç artışı olduÄŸu düşünülüyor. Genellikle hiçbir belirti vermeyen bu kesecikler, hafif karın kramplarına, ÅŸiÅŸkinliÄŸe ve gaz ya da dışkılama alışkanlıklarında deÄŸiÅŸikliklere (kabızlık veya ishal) yol açabiliyor. Ancak kesecikler iltihaplandığında (Divertikülit) tablo ciddileÅŸerek; ÅŸiddetli karın aÄŸrısı, ateÅŸ, titreme, mide bulantısı, kusma ve iÅŸtah kaybı gibi belirtiler ortaya çıkıyor.  Özellikle ÅŸiddetli karın aÄŸrısı ve ateÅŸ durumunda vakit kaybetmeden bir doktora baÅŸvurulması hayati öneme sahip. 

Lif yönünden fakir beslenmeye baÄŸlı sürekli kabızlığın oluÅŸması ve hareketsiz yaÅŸam gibi faktörlerin hastalığa davetiye çıkardığını belirten İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Osman Anıl SavaÅŸ, aynı zamanda genetik faktörlerin ve yaÅŸa baÄŸlı olarak bağırsak duvarlarının zayıflaması sebebiyle de 60 yaÅŸ üstü bireylerde bu durumla sıklıkla karşılaşıldığının altını çiziyor. 

Divertikülit Tedavisinde Cerrahi Yöntemler 

Divertiküller genellikle baÅŸka bir sebeple yapılan taramalarda tesadüfen bulunurken, tanı için kolonoskopi ve bilgisayarlı tomografiden (BT) faydalanılıyor. Tedavi ÅŸekli ise hastalığın evresine göre deÄŸiÅŸmekte. Keseciklerin olduÄŸu sessiz evrede (Divertikülozis), ilaç tedavisine gerek yokken, bu evrede yaÅŸam tarzı deÄŸiÅŸikliÄŸi (bol lifli diyet, su tüketimi) yeterli oluyor. Hafif atakların baÅŸladığı evrede istirahat, sıvı ağırlıklı beslenme ve uzman doktorun reçete edeceÄŸi antibiyotikler kullanılıyor. Åžiddetli ataklarda hastaneye yatış, damardan antibiyotik tedavisi ve bağırsağın dinlendirilmesi gerekebiliyor. Nadiren bağırsak delinmesi, iki defadan fazla tekrarlayan divertikülit atağı, sık tekrarlayan kanama gibi komplikasyonların geliÅŸmesi gibi durumlarda ise cerrahi müdahale gerekebiliyor. Cerrahi yöntemler, hastalıklı (divertiküllü ve iltihaplı) bağırsak bölümünün çıkarılmasına ve kalan saÄŸlıklı uçların birbirine dikilmesine dayanıyor. Ancak bu iÅŸlemin nasıl yapılacağı hastanın durumuna göre deÄŸiÅŸiyor. Cerrahlar, mümkün olan her durumda hastanın daha hızlı iyileÅŸmesini saÄŸlayan kapalı yöntemleri tercih ederken, bazı durumlarda açık cerrahiye de baÅŸvurulabiliyor. Karın bölgesine 3-4 adet çok küçük kesi açılarak yapılan laparoskopik cerrahi (kapalı yöntem), daha az aÄŸrı, daha küçük ameliyat izi ve daha kısa hastanede yatış süresiyle hastaların normal hayatlarına daha hızlı dönmelerini saÄŸlıyor. 

İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Osman Anıl SavaÅŸ, cerrahi süreçte hastaların en büyük korkusunun, bağırsağın karın duvarına ağızlaÅŸtırılmasıyla dışkının bir torbaya (stoma) dolması olduÄŸunu söylüyor. Oysa laparoskopik yöntemle gerçekleÅŸtirilen ameliyatlarda genellikle torba takılmıyor. Hastalıklı kısım çıkarılarak saÄŸlıklı uçlar birbirine dikilebiliyor. Acil ameliyatlarda ise, eÄŸer karın içi çok iltihaplıysa, dikiÅŸlerin tutmama riski yüksek olduÄŸu için, hasta güvenliÄŸini saÄŸlamak amacıyla geçici olarak bağırsağın karın cildine ağızlaÅŸtırılması söz konusu olabiliyor. Ancak enfeksiyon temizlenip hasta iyileÅŸtikten yaklaşık 3-6 ay sonra ikinci bir küçük ameliyatla bağırsak içeri alınıyor ve torba iptal ediliyor. 



Giriş: 08 Aralık 2025 | Güncelleme: 08 Aralık 2025 | Okunma: 575


Kaynak: Yücel Meral



QR Kod

Bu karekodu kullanarak haberi telefonunuzda görebilir ve paylaşabilirsiniz.