"Sonbaharda bağışıklığınızı güçlendiren 10 beslenme önerisi"

292

Soğuk algınlığı, grip, sinüzit, larenjit, farenjit… Sonbaharın gelmesiyle birlikte hastalıklar kapımızı çalmaya başladı bile, Sıcaklıkların azaldığı sonbahar aylarında vücut metabolizmasının ana görevi vücut ısısını stabil tutmak oluyor.

Vücut soÄŸuÄŸa karşı kendini korumak için aldığı enerjiyi daha kontrollü kullanıyor ve bu durum metabolizma hızını düşürürken, vücudun direncini de azaltıyor. Acıbadem Dr. Åžinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Sungur, hastalıklara karşı direnç kazanmamız için bağışıklık sistemimizi mutlaka güçlendirmemiz gerektiÄŸine dikkat çekerek, Bunun en etkili yollarından biri ise yeterli ve dengeli beslenmeye özen göstermektir. Ayrıca bol su içmek de güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmamız için çok önemli. Bunların yanı sıra stresten, sigara ve alkolden uzak durmaya, düzenli spor yapmaya ve düzenli uyumaya da dikkat etmemiz gerekiyor diyor. 

Yeterli protein aldığınızdan emin olun

Yeterli miktarda protein tüketimi vücudumuzun hastalıklardan korunmasını saÄŸlıyor. Bu yüzden günde ortalama 4-5 köfte büyüklüğünde et/tavuk/balık veya bitkisel protein kaynağı olan kuru baklagilleri, 1-2 kibrit kutusu kadar peynir ve  kaliteli protein kaynağı olan yumurtayı günlük beslenmenize mutlaka ekleyin.

Tabağınızı renklendirin

Vitaminlerin hemen hemen hepsi (A, D, E, C, B grubu, folat ve biotin) bağışıklık sisteminde ayrı ayrı görevler üstleniyorlar. Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Sungur, tüm bu vitaminlerin vücudumuza  pek çok fayda saÄŸladıklarına iÅŸaret ederek Bu vitaminlerin vücudumuza olan etkileri nedeniyle beslenmenizde çeÅŸitlilik çok önemli. Dolayısıyla sofranızda her öğün farklı renklerde sebze ve meyvelere yer verin. Günde 7 porsiyon sebze ve meyve tüketmeniz vücudunuzun ihtiyacını karşılayacaktı diyor. 

Yeşil çay için

YeÅŸil çay, içeriÄŸinde bulunan polifenolik bileÅŸikler sayesinde vücudumuzun enfeksiyonlara karşı korunmasını saÄŸlıyor. Yapılan çalışmalar, yeÅŸil çayın antioksidan özelliÄŸinin siyah çaya göre daha yüksek olduÄŸunu gösteriyor. YeÅŸil çaydan maksimum faydayı saÄŸlayabilmek için 90 derece sıcaklıktaki suda yeÅŸil çay yapraklarını 2 dakika bekleterek demleyin. Ancak kafein oranı yüksek olması nedeniyle yeÅŸil çayı günde 2-3 fincandan fazla tüketmeyin. YeÅŸil çay ve bazı ilaçlar aynı yoldan emildikleri için besin ve ilaç etkileÅŸimine de dikkat etmeniz gerekiyor. Zira, özellikle antikoagülanlar (kan sulandırıcı) ile birlikte tüketimi sakıncalı olabiliyor. Dolayısıyla böbrek rahatsızlığınız, tiroit bozukluÄŸunuz veya hipertansiyonunuz varsa ya da kan sulandırıcı kullanıyorsanız, yeÅŸil çayı  içmeden önce mutlaka doktorunuza danışın. 

Çinko içeren besinleri unutmayın

Çinko güçlü bir antioksidan olması nedeniyle bağışıklık sistemimizde hayati önem taşıyan bir mineral. Bu yüzden çinko eksikliÄŸi vücut direncinin azalmasına yol açabiliyor. Kırmızı et, kümes hayvanları ve kabuklu deniz ürünleri, kurubaklagiller,  kabuklu yemiÅŸler, kabak çekirdeÄŸi, kepekli tahıllar ve süt ürünleri çinko açısından zengin besinlerden.

Yemeklerinize zerdeçal ve zencefil ekleyin

Zencefil, hücrelerimizin virüslere karşı oluÅŸturdukları özel savunma maddelerinin üretimini uyarıyor ve anti-inflamatuar (iltihap azaltıcı) özellik gösteriyor.  Böylece vücudumuzun  direncini artırarak bizi hastalıklardan koruyabiliyor. Ayrıca bal ile karıştırılıp tüketildiÄŸinde öksürüğe de iyi geliyor. Günde 1-2 bardak zencefilli çay içebilir, zencefil kökünü yemek piÅŸirmede kullanabilir veya baharat olarak da kullanabilirsiniz. Kurkumin adlı bileÅŸiÄŸin ana kaynağını oluÅŸturan zerdeçal da inflamasyonu, bir baÅŸka deyiÅŸle iltihaplanmayı hafifleten bir antioksidan. Aynı zamanda bağırsak zarını koruyor ve zararlı mikropların büyümesini önlüyor. Zerdeçalı yemeklerde ve  çorbalarda baharat olarak kullanabilirsiniz.

C ile E vitaminini birlikte tüketin 

C vitamini E vitamininin antioksidan özelliÄŸine destek oluyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Sungur, bu nedenle her iki vitaminin birlikte tüketilmesinin daha fazla yarar saÄŸladığını belirterek, C vitamininden zengin kuÅŸburnu, limon, çilek, kivi, yeÅŸilbiber ve  kırmızıbiber, brokoli, yeÅŸil yapraklı sebzeler ile mandalina, portakal, greyfurt gibi turunçgiller ile E vitamininden zengin zeytinyağı, avokado, fındık, ceviz, fıstık, ay çekirdeÄŸi ve badem gibi yaÄŸlı tohumların birlikte tüketilmeleri bağışıklık sisteminin güçlenmesine önemli katkılar saÄŸlayacaktır  diyor.

Beta karotenleri ihmal etmeyin

Beta karotenler, karetonoidler arasında organizmada en fazla A vitaminine çevrilen mucizevi bir madde. Bağışıklık sistemi üzerinde çok etkili olup, vücut direncini arttıran özelliğe sahipler. Tatlı patates, sığır karaciğeri, maydanoz, balkabağı, yumurta, mango, ıspanak, kabak, kavun ve havuç gibi besinleri beslenme listenize ekleyerek günlük ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz.

Bağırsak mikrobiyotanızı koruyun

Vücudun bağışıklık hücrelerinin yüzde 70-80'i bağırsakta bulunuyor. SaÄŸlıksız beslenme, bağırsaktaki saÄŸlıklı bakteri türlerine kıyasla zararlı bakteri türlerinin aşırı ÅŸekilde çoÄŸalmasına neden olabiliyor. Bu dengesizlik de bağırsağımızın bağışıklık hücreleri oluÅŸturma yeteneÄŸine zarar veriyor.   Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Sungur, saÄŸlıklı bağırsak mikrobiyotasına (mikroorganizma topluluÄŸuna) sahip olabilmek için tek tip beslenmeden kaçınıp yeterli ve dengeli beslenmeye özen göstermemiz gerektiÄŸini belirterek, Ayrıca probiyotik besinler bağırsak florasını düzenleyerek bağışıklık sistemini destekliyorlar. Bu nedenle boza, yoÄŸurt, kefir, tarhana, turÅŸu, ekÅŸi mayalı ekmek ve peynirler gibi probiyotik besinler ile kök sebzeler (karahindiba, soÄŸan, sarımsak, pırasa, patates, yer elması ve enginar gibi) ve tahıllar (yulaf, çavdar ve buÄŸday) gibi prebiyotik besinleri düzenli olarak mutlaka tüketin. Ayrıca iÅŸlenmiÅŸ gıdalardan ve fast foodlardan uzak durmanız da çok önemli diye konuÅŸuyor.

Omega-3 yaÄŸ asidi olmadan olmaz

Omega-3 yaÄŸ asitleri  bağışıklık sistemimizi destekleyerek vücudumuzu hastalıklara karşı koruyor.  Ceviz, ketentohumu, chia tohumu, somon ve deniz ürünleri omega-3 kaynakları arasında yer alıyor. Güçlü bir bağışıklık sistemi için haftada 1-2 kez balık tüketmeyi ihmal etmeyin.

D vitamini ÅŸart 

D vitamini vücudumuzun enfeksiyonlarla savaÅŸmasında görevli önemli bir vitamin. Vücudumuzda yeterli düzeyde D  vitamini bulunmuyorsa vücut direncimiz hastalıklara karşı düşüyor. YaÄŸlı balıklar (somon, tonbalığı, uskumru, sardalye), yumurta sarısı, karaciÄŸer (dana eti), peynir ve mantarlar (shiitake, portobello) D vitamininden zengin besinler arasında yer alıyor. D vitamininin vücudumuzda aktif hale gelebilmesi için cildimizin güneÅŸ ışınlarıyla da temas etmesi gerekiyor. Bu nedenle her gün 11.00-15.00 saatleri arasında mutlaka 15 dakika güneÅŸe çıkıp D vitamininin sentezlenmesini saÄŸlamanız bağışıklık sisteminiz için çok önemli. 



Giriş: 21 Eylül 2024 | Güncelleme: 21 Eylül 2024 | Okunma: 292


Kaynak: Acıbadem Basın Bülteni



QR Kod

Bu karekodu kullanarak haberi telefonunuzda görebilir ve paylaşabilirsiniz.