"Ülkemizde her yıl 40 bin kişi AKCİĞER KANSERİ'ne yakalanıyor"

Hem erkekler hem de kadınlar arasında en yüksek ölüm oranlarına sahip olan akciğer kanseri dünya çapında kansere bağlı ölümlerin başlıca nedenini oluşturuyor.

299

AkciÄŸer kanserinin yüzde 85'inden sigaranın sorumlu olduÄŸu bilinse de ne yazık ki sigara içme eÄŸilimi azalmıyor ve ülkemizde her yıl yaklaşık 40 bin kiÅŸiye akciÄŸer kanseri tanısı konuluyor. Ağır tablolara yol açan ve yıkıcı ilerleyen akciÄŸer kanserinden korunmak için her ÅŸeyden önce sigaradan uzak durmak gerekiyor. Alınacak tedbirlerin önemini vurgulayan Acıbadem Maslak Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Er, AkciÄŸer kanseri, erkeklerde en sık rastlanan, kadınlarda ise sıklık açısından 3. sırada yer alan bir kanser türü. Tütün kontrolü önlemleri ve çevresel risk faktörlerine maruz kalmanın azaltılması anlamına gelen birincil koruma, akciÄŸer kanseri vakalarını azaltabilir ve hayat kurtarabilir. Yüksek riskli bireylerin taranması da yine erken teÅŸhise olanak saÄŸlama ve hayatta kalma oranlarını önemli ölçüde artırma potansiyeline sahiptir. AkciÄŸer kanserinin erken teÅŸhisi daha iyi tedaviler ve daha baÅŸarılı sonuçlar saÄŸlayabilir diyor. 

Öksürüktür, geçer dememek gerekiyor

Anormal hücrelerin akciğerlerde kontrolsüz bir şekilde çoğalmasıyla başlayan akciğer kanserinin belirtileri arasında; geçmeyen öksürük, göğüs ağrısı, nefes darlığı, yorgunluk, kilo kaybı ve tekrarlayan akciğer enfeksiyonları yer alıyor. Erken belirtiler hafif olduğunda hasta tarafından olağan bir solunum sorunu olarak değerlendirilip doktora başvurmakta gecikiliyor ve bu durum da tanının gecikmesine neden olabiliyor.

Tüm tütün ürünleri akciÄŸer kanserine yol açabiliyor 

Sigara, puro ve pipo olmak üzere tütünün tüm formları akciÄŸer kanseri için birincil risk faktörünü oluÅŸturuyor. Tütün ürünleri, içmedikleri halde dumana maruz kalan kiÅŸileri de etkiliyor. DiÄŸer risk faktörleri arasında mesleki tehlikeler (asbest, radon ve bazı kimyasallar gibi), hava kirliliÄŸi, kalıtsal kanser sendromları ve önceki kronik akciÄŸer hastalıkları sıralanıyor.  AkciÄŸer kanserini önlemenin birincil yolu tütün içmemekten ve diÄŸer riskleri azaltmaktan geçiyor. Yani sigaranın bırakılması koruyucu önlemler arasında ilk yer alıyor. Ä°kincil korunma ise erken evrelerde, semptomlar ortaya çıkmadan önce tespit edilmesini amaçlayan tarama yöntemlerinden oluÅŸuyor. AkciÄŸer kanseri için birincil tarama yöntemi genellikle düşük doz bilgisayarlı tomografi oluyor. 

Erken evre tedavide ameliyata baÅŸvuruluyor

Kanserin uzak organlara veya lenflere sıçramadığı, tümörün akciÄŸerle sınırlı kaldığı erken evrede birincil tedavinin tümörün cerrahi olarak çıkarılması olduÄŸunu belirten Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Er, Ameliyattan önce kemoterapi ve/veya radyasyon yoluyla uygulanan neoadjuvan tedavi tümör boyutunun küçülmesini ve cerrahi olarak daha kolay çıkarılmasını saÄŸlayabilir. Yine kemoterapi ve/veya radyoterapiyi kapsayan adjuvan tedavi, kanserin tekrarlama riskini azaltmak için ameliyattan sonra sıklıkla tavsiye edilir diyor. 

Tedaviyi kanserin türü, evresi ve hastanın durumu belirliyor

Kanserin metastaz yaptığı, yani başka organlara yayıldığı evrede tedavi hastanın genel sağlığı ve tıbbi geçmişi, yayılmanın kapsamı ve yeri, genetik profil ile bireysel tercihler gibi çeşitli faktörlere dayanıyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Er, akciğer kanserinde başvurulan yöntemleri şöyle özetliyor: Kanser tedavisinde birinci basamağı oluşturan kemoterapi kanser hücrelerini öldürmek için vücutta dolaşan ilaçların kullanımını içerir. Kanser hücrelerinin büyümesini sağlayan yolları kapatmak için ‘hedefe yönelik tedavi’ uygulanırken, bağışıklık sisteminin kanser hücrelerini tanıması ve onlara saldırması için immünoterapi tercih edilir. Radyoterapi ve cerrahi yöntem ise tümör büyümesinin neden olduğu semptomları hafifletmek için uygulanır.



Giriş: 24 Kasım 2024 | Güncelleme: 24 Kasım 2024 | Okunma: 299


Kaynak: Acıbadem Basın Bülteni




Bu karekodu kullanarak haberi telefonunuzda görebilir ve paylaşabilirsiniz.