"Zatürreye karşı 7 etkili önlem"

253

Pnömoni, toplumda yaygın bilinen adıyla zatürre virüs, bakteri veya mantarlar nedeniyle akciğer dokusunda bulunan hava keseciklerinin enfeksiyonu olarak tanımlanıyor.

SoÄŸuyan havanın vücut direncini düşürmesi, grip gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarındaki artış  ve mikropların kolayca yayıldığı kapalı ortamlarda sık zaman geçirilmesi nedeniyle zatürre sonbahar ve kış aylarında daha fazla görülüyor. Hastalık özellikle bağışıklık sistemi zayıf olan yaÅŸlılar, kronik hastalığı olan kiÅŸiler ile çocuklarda daha ciddi seyredebiliyor ve tablo hızlı bir ÅŸekilde kötüleÅŸebiliyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Reha Baran, zatürre belirtileri fark edildiÄŸinde tıbbi yardım almanın son derece önemli olduÄŸuna dikkat çekerek, Hava keseciklerinde oluÅŸan enfeksiyon oksijen alımını zorlaÅŸtırarak öksürük, yüksek ateÅŸ, nefes darlığı ve göğüs aÄŸrısı gibi semptomlara yol açıyor. Bu tür yakınmalarda zaman kaybetmeden hekime baÅŸvurulması büyük bir önem taşıyor. Zira, zatürre enfeksiyonlara baÄŸlı ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer alıyor. Tedaviye erken baÅŸlamak ise genellikle iyileÅŸme sürecini hızlandırıyor ve komplikasyon riskini azaltıyor diyor. 

En sık solunum yoluyla bulaşıyor 

Zatürre bulaşıcı bir hastalık ve çoÄŸunlukla solunum yoluyla bulaşıyor. Hastalığa neden olan etkenlerin bulaÅŸma riski, virüslerin veya bakterilerin türüne göre deÄŸiÅŸiyor. Özellikle kalabalık ortamlarda, hastanelerde veya kapalı mekânlarda bulunmak bulaÅŸma riskini artırıyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Reha Baran, zatürrenin en yaygın olarak solunum yoluyla bulaÅŸtığına iÅŸaret ederek, Bakteriler, virüsler veya mantarların neden olduÄŸu zatürre etkenleri, hastanın öksürmesi, hapşırması veya konuÅŸması sırasında etrafa yayılan küçük damlacıklarla saÄŸlıklı bireylere geçebiliyor. Enfekte yüzeylere dokunduktan sonra ellerin aÄŸza, buruna veya göze temas ettirilmesiyle de mikroplar vücuda girebiliyor. Bunların yanı sıra nadir olmakla birlikte, özellikle doÄŸum sırasında veya sonrasında yeni doÄŸan bebeklerde, anneden kan yoluyla bulaÅŸma da görülebiliyor. 

En yaygın görülen belirtilerine dikkat 

Zatürrenin belirtileri hafif ya da şiddetli olabiliyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Reha Baran, zatürrenin belirtilerini şöyle sıralıyor: Balgamlı veya kuru öksürük, bazen titremenin ve aşırı terlemenin de eşlik ettiği yüksek ateş, solunumun hızlanması ve nefes alıp vermede zorlanma ile halsizlik, en yaygın görülen belirtilerini oluşturuyor. Derin nefes alırken veya öksürürken genellikle batıcı bir göğüs ağrısı hissedilebiliyor. Baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, mide bulantısı ve kusma ile iştah kaybı zatürrenin diğer belirtilerini oluşturuyor. Özellikle yaşlılarda ve bağışıklık sistemi zayıflamış kişilerde bilinç bulanıklığı veya kafa karışıklığı da görülebiliyor

Hastaneye yatış gerekebiliyor

Zatürrenin tedavisi hastalığa sebep olan mikroorganizmaya göre deÄŸiÅŸiklik gösterse de genellikle antibiyotikler veya antiviral ilaçlar kullanılıyor.  Bakteriyel zatürre  vakalarında antibiyotiklerin en yaygın tedavi yöntemi olduÄŸunu belirten Prof. Dr. Reha Baran, Pnömoniye virüsler, örneÄŸin grip virüsü neden oluyorsa antiviral ilaçlar kullanılabiliyor. AteÅŸ, baÅŸ aÄŸrısı ve kas aÄŸrıları gibi semptomların hafifletilmesi için doktor tarafından ateÅŸ düşürücü ve aÄŸrı kesici ilaçlar önerilebiliyor diyor.  Ağır zatürre tablolarında ise özellikle yaÅŸlılar, çocuklar ve bağışıklık sistemi zayıf olan hastalar için hastane yatışı gerekebildiÄŸine iÅŸaret eden Prof. Dr. Reha Baran, bu durumda damar yoluyla verilen antibiyotikler, sıvı tedavisi ve oksijen desteÄŸi gibi daha yoÄŸun tedavilerin uygulandığını belirtiyor.

Bol su içmek ve istirahat çok önemli

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Reha Baran, zatürre oluÅŸtuÄŸunda vücudun sıvı kaybına uÄŸrayabildiÄŸini vurgulayarak, Bu nedenle bol su içmek, vücudun hidrasyonunu saÄŸlamak ve mukusun incelmesine yardımcı olmak için önem taşıyor. Ayrıca vücut enfeksiyonla savaşırken yeterli dinlenme iyileÅŸme sürecini hızlandırıyor. Dolayısıyla hastaların mümkün olduÄŸunca dinlenmeleri gerekiyor bilgisini veriyor. 

Zatürreye karşı 7 etkili önlem

Zatürre, aslında bazı önlemlerle büyük oranda önlenebiliyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Reha Baran, zatürre riskini önemli ölçüde azaltabilen önlemleri şöyle özetliyor:

Aşınızı yaptırın: Zatürre aşısı bu hastalığı önlemenin en etkili yollarından biri. Özellikle risk grubundakiler (5 yaÅŸ altı çocuklar, 65 yaÅŸ üstü bireyler ve kronik hastalığı olanlar) için pnömokok aşısı öneriliyor. Ayrıca grip virüsü de zatürreye yol açabileceÄŸi için yıllık grip aşınızı yaptırmayı ihmal etmeyin.  

Ellerinizi sık sık yıkayın: Mikropların yayılmasını önlemek için ellerinizi sık sık ve doÄŸru ÅŸekilde yıkamanız çok önemli. Özellikle dışarıdan geldikten sonra, yemeklerden önce ve hasta bireylerle temas sonrasında ellerinizi yıkamayı ihmal etmeyin.  

Sigarayı mutlaka bırakın:  Sigara, akciÄŸerlerin savunma mekanizmasını zayıflatıyor ve zatürre riskini artırıyor. 

Kalabalık ortamlardan kaçının: Özellikle salgın dönemlerinde, kalabalık ve kapalı ortamlarda bulunmak bulaÅŸma riskini artırıyor. Mümkünse bu tür yerlerden kaçının, gitmek zorundaysanız maske kullanın.  

Hasta kişilerden uzak durun: Zatürre bulaşıcı olabileceği için hasta kişilerle yakın temastan kaçının.

Odanızı sık sık havalandırın: Bulunduğunuz ortamdaki mikrop miktarının azalmasını sağlayacağı için odanızı her gün en az 3 kez olacak şekilde 15'er dakika havalandırın. Ayrıca klimalarınızı düzenli temizletmeyi de alışkanlık edinin.

Bağışıklık sisteminizi güçlendirin: Sağlıklı bir bağışıklık sistemi enfeksiyonlarla daha iyi mücadele ediyor. Dengeli beslenme, yeterli uyku ve düzenli egzersiz, bağışıklık sisteminizi güçlendirmeye yardımcı olacaktır.



Giriş: 09 Kasım 2024 | Güncelleme: 09 Kasım 2024 | Okunma: 253


Kaynak: Acıbadem Basın Bülteni



QR Kod

Bu karekodu kullanarak haberi telefonunuzda görebilir ve paylaşabilirsiniz.